Category Archives: Okudum

Beni Asla Bırakma

Bazen bi film izleyip “bu ne ya” tepkisi verebiliyoruz. Hani başı ayrı sonu ayrı bir yere bağlanmamış filmlerden bahsediyorum. Bunu defalarca yaşamışımdır. Bunun kitap versiyonunu o kadar çok yaşamadım açıkçası. Kitap okuma alışkanlığı zaten kolay bir şey değil, bir de bu durumu sık yaşarsam edebiyat dünyasına ara verebilirim Allah korusun. Evet sanırım kitaba gömeceğimi daha fazla ifade etmeme gerek yok. Kitabın yazarı Kazuo Ishiguro. Kendisi yetkili bir abiymiş. Öyle sıradan bir yazar değilmiş yani. İlk defa bu kitapla tanıdım kendisini. Ben anlamamış da olabilirim kitabı ama kusura bakmasın beğenmedim.

Aylak Adam

Yusuf Atılgan tarafından yazılan kitabın adını duymayan yoktur herhalde. Ben de yıllardır kitabı sağda solda görüp duysam da okumak 2020 yılına nasip oldu. Öncelikle şunu belirteyim, kitabı bitirdikten sonra insanlar acaba sevmiş mi sevmemiş mi diye biraz yorum okuyayım dedim. Yorumların büyük çoğunluğu “okurken kendimi gördüm, resmen beni yazmış, kitabı okurken her sayfada empati yaptım” vb. şeklinde. Bu yorumları yazanların en az %90’ı 9-6 işe gitmiyorsa ben de neyim. E bunda ne var diyecek olursanız, Aylak Adam’ı tanısanız hak verirsiniz.

Amok Koşucusu

Stefan Zweig tarafından yazılan hikaye 1922 yılında basılmış. Bu kitap 60 sayfa yani bir kere de okunabilecek bir kitap. Kitaba başlarken bu bilgi vardı elimde. Ancak kitabı epub olarak okudum. Sayfa sayısı 140 civarı bir şeydi. Öncelikle sayfalamada bir sorun olduğunu düşündüm, sonra basım farkıdır belki kısaltılmıştır diye düşündüm. Okuyanların yorumlarına bakıyorum, doktor diyorlar gemi diyorlar. Benim okuduğum kitapta öyle bir şey geçmiyor. Henüz oralara gelmedim diye düşündüm. Geç de olsa jeton düştü. Okuduğum bölümün adını “Amok Koşucusu” olarak gördüğümde anladım ki epub versiyonunda Zweig’in farklı kısa hikayeleri de mevcut.

Pigme

Yine Chuck Palahniuk tarafından yazılan bir kitabı bitirdim. Bu kitap da oldukça özgün. Bu yüzden çok sevebilirsiniz veya bu ne la deyip kenara atabilirsiniz. Kitap özellikle Amerika’daki yaşam tarzını eleştiriyor. Tabi normal bir şekilde değil.Kitabın özgünlüğü de bu yaşam tarzını araştırmak için bazı ajanların oradaki ailelerin yanına yerleştirilmesi ile başlıyor.

Yumuşak Makine

Bana böyle kitaplarla gelmeyin arkadaş. Yani daha önce de olmuştur ama bu kadar okuduğumu anlamadığım bir kitap daha olmadı. Yazar “William S. Burroughs” burada ne anlatmak istiyor diye gerçekten çok düşündüm ama hiç anlamadım. Bir de bu kitap bir serinin ilk kitabıymış. Bunun gibi iki kitap daha var yani. Kolay kolay bir seriyi bırakmam ama buna devam etmem mümkün değil.

Eşekarısı Fabrikası

Bana böyle kitaplarla gelin arkadaş. Okudukça acaba ne olacak diye heyecanlandıran, acaba sonraki bölümde ne vardı diye düşündüren ama aynı zamanda da sosyal mesajı da göze sokmadan ince ince işleyen kitaplarla gelin. Çok beğendim bu kitabı da. Sadece sonu biraz hızlı ve yavan oldu ama genel anlamda çok beğendim. Yazar Iain M. Banks’a teşekkürlerimi sunuyorum.