Succession

Vay be koskoca Temmuz ayını boş geçmişim. Artık gerçekten kendime bir çeki düzen verme zamanı geldi. Tabi eskisi kadar vakit ayıramıyorum film veya dizi izlemeye. Ha bir de kitap okumaya evet. Ona ezelinden beri çok zaman ayırdığım söylenemez ama neyse. Var tabi bizim de kendimizce sebeplerimiz. Sanırım artık arayı kapatmaya başlayabilirim.

Bu diziyi daha önce 10 dakikada çizen insanlar tanıyorum. Daha introsunda çok sıkıcı deyip izlemeyi bırakan, nasıl o kadar yüksek puanı olur deyip trip atan kişiler biliyorum. Daha önce de yapma etme gel izle düzel dizi dediysem de izletememiştim. Ancak bu sefer baskılarım sonuç verdi. Ben de bu vesiye ile ilk iki sezonu tekrar izlemiş oldum. Ki bu öyle çok sık olan bir olay değildir. Bir kez daha hayran kaldım diziye. İkinci defa izlememe rağmen yine soluksuz aktı gitti bölümler.

Dizi çok zengin bir ailenin hayatını anlatıyor diyebiliriz. Tabi iş merkezli bir aktarım. Kendileri bir medya devi. E tabi şirket bu kadar büyük olunca taliplisi de çok oluyor. Kimisi başa geçmek istiyor, kimisi yönetici olmak istiyor, kimisi para koparayım mevkide gözüm yok diyor..

İzleyenler ikinci sezonun ne kadar heyecanlı bir yerde kaldığını bilir. 3. sezon da kaldığı heyecanla başlıyor ve akıyor. Yine dengeler belli değil, yine kartlar baştan dağıtılıyor. İşin güzel tarafı aynı olaylar yaşanmış gibi olsa da heyecan hiç dinmiyor.

Henüz 3. sezonu bitirmedik ama şu ana kadar ilk iki sezon kalitesinde devam ediyor diyebilirim. Efsane Logan Roy ve etrafında dönen olaylar devam ediyor.

Sezon bittiğinde karakterleri de anlatan başka bir yazı yazmayı planlıyorum.

Hem uzun arayı kapatmak hem de çok beğendiğim bu diziden kısa da olsa bahsetmek istedim.

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir