Category Archives: Okudum

Sineklerin Tanrısı

Bu aralar okuma kariyerimde yükselişe geçtim. Bir süre daha böyle devam edecek gibi. Tabi dizi ve film izleme kariyerim bundan biraz etkilenecek ama olabildiğince televizyonu azaltıp bu dengeyi sağlamaya çalışacağım. Böyle deyince de hayatımda başka hiçbir aktive yokmuş gibi oldu ama çok da girmeyeyim oralara. Kitap nobel ödüllü yazar William Golding tarafından yazılmış. Açık konuşayım bugüne kadar okuduğum en iyi kitap olabilir. Bugüne kadar okuduğum kitap sayısının 3 olmadığını da belirteyim. Kitap, bir adaya düşen çocukların hikayesini ele alıyor. Ama şunu söyleyeyim kesinlikle bir çocuk kitabı değil.

Cesur Yeni Dünya

Adil bir yarışmanın sonucunda bu kitabı kazandım. Gerçi yarışma benim için daha uygundu ama rakip çok ısrar edince ben de tamam dedim. Bir an benden hızlı karpuz yiyeceğini düşündü sanırım. Tabi ki sürpriz olmadı ve eşit miktardaki karpuzu daha hızlı yiyerek iddiayı kazandım. Sonucunda da bu kitabı aldı kaybeden taraf. Kitap Aldous Huxley tarafından 1932 yılında yazılmış. Aradan 83 sene geçmiş. Çok sıkılacağımı düşünmüştüm açıkçası. Ama hiç de öyle olmadı.

Kudemanın Kırk Atlısı

Kitap camiasına dönüşüm İskender Pala ile oldu. Bu sefer bilindik bir eseri değil daha az bilinen bu kitabını okudum. Öncelikle şunu söyleyeyim kudema öne çıkan, ileri gelen anlamını taşıyor. Kitabın isminden de anlayacağımız üzere tarihimizdeki 40 öncü kişinin hayatlarından küçük kesitler okuyoruz. Listeyi aşağıda veriyorum. Bu kişilerin kimi yazar, kimi şair, kimi padişah. Tabi her biri için çok kısa kesitler var. Bu yüzden bu kişilerin hayatlarının tamamına yönelik bilgi edinmemiz mümkün değil. Ama ortamlarda anlatmak için kısa kısa bilgiler mevcut. Okurken sıkılmıyorsunuz, kısa kısa bölümler zaten. Bir kişiyi tamamen tanımak mı kırk kişiyi azar azar bilmek mi bu sizin tercihiniz.

Işık Bahçeleri

Son okuduğum Amin Maalouf kitabı bi denemeydi hiç beğenmemiştim. Ama bu yazarın kredisi yüksek o yüzden ısrarla okumaya devam ediyorum. Zaten deneme okumadığım müddetçe sorun da olmayacak gibi. Yine bir roman ve yine güzel sade bir anlatım. Ben kitabı 2 haftadan fazla sürede bitirmiş olsam da bu kitabın akıcı olmadığı anlamına gelmiyor. Kitap gayet akıcı sadece ben önceliği bir türlü izlemekten okumaya kaydıramıyorum o kadar.

Çivisi Çıkmış Dünya: Uygarlıklarımız Tükendiğinde

Bu kitaba başlayalı 3 aydan fazla oldu sanırım. Neden bu kadar geç bitti ben de anlamadım. Amin Maalouf’un yazdığı romanlar gayet akıcı kısa sürede okuyorum ve keyif alıyorum. Ancak aynı keyfi denemelerinde alamadım bir türlü. Belki de bahsettiklerinin çok hayalperest olmasından. Mesela bu kitapta dünya üzerindeki savaşlardan gereksiz çatışmalardan bahsetmiş. Sonra da keşke bunlar olmasa kardeş kardeş yaşayalım demiş. Bu tabi ki herkesin temennisi ama bunu söylemek için bence kitap yazmaya gerek yok. Bi de canımı sıkan şu yazar geçmişinden dolayı (Lübnan doğumlu, yıllarca avrupada yaşamış) hem doğuyu hem batıyı çok iyi bildiğini düşünüyor. Roman yazarken bildikleri kendisine inanılmaz bir avantaj sağlıyor olabilir ama gerçekleri yazarken bildikleri denizde damla gibime geliyor.

Çok uzun sürede bitirdiğim için hiç zevk almadım diyebilirim. Daha önce okuduğum denemesini de çok beğenmemiştim.

40 yıllık yazarmışım gibi eleştirdim ama sonuçta müşteri benim ve her zaman haklıyım 🙂

Tanios Kayası

Malesef dizi sektörüne yönelmem ile kitap sektöründen biraz uzaklaştım. Nerde 2 günde 1 kitap bitiren Ömer, nerde kitap bakmak için gittiği olgunlarda pardon d&r da 3 tane kitap okuyup gelen ben. Neyse, özeleştirimi bi ara devam ettiririm kendi kendime. Amin Maalouf okumayalı baya olmuştu. Önceki kitaplar oldukça başarılı olduğu için bu kitaba da gönül rahatlığı ile başladım. Kitap çok uzun değil o yüzden ben de çok uzun yazmayacağım. Tabi az sayfa olması az şey anlattığı anlamına gelmiyor. Aksine laf kalabalığı olmadığı için kitap çok sade bir anlatım sunuyor.