Kör Baykuş

Sadık Hidayet tarafından 1936 yılında yazılmış kitap. Kitap çok kısa, sanırım bir günde bitmişti. Ancak anlatılanlar çok yoğun. Sürekli acaba gerçeği mi anlatıyor rüyasını mı hayalini mi ikilemine düşüyorsunuz. Ben düştüm en azından. Çok beğendim diyemem. Ancak yazılanları tam anlamamış da olabilirim bilemiyorum. Bana fazla geldi belki de anlatılan hikaye. Sürekli bir dram sürekli bir sorun böyle bizi mutsuz etmek için yazılmış sanki. Sevemedim açıkçası.

Eyyorlamam bu kadar.

Günden Kalanlar

Çok iyi kitap. Bunu en başta söyleyeyim. Yani yıllarca düşünsem şu konuda bir kitap yazılacağı aklımın ucundan geçmezdi. Ha zannetmeyin ki bilim kurgu veya fantastik bir şey. Bizim için olmasa bile hikayenin geçtiği toprakların bir gerçeğini anlatıyor. Kazuo Ishiguro beyfendiye saygılarımı sunuyorum böyle bir kitap yazdığı için.

Sound of Metal

Başrolde Riz Ahmed‘in olduğu bir Amozon Prime Video filmi. Filmin ismine ve posterine bakınca metal filmi sanmıştık. Siz öyle sanmayın. Yani inanılmaz gürültülü bir film olacak diye bir süre ertelemiştik çünkü. Sonra bir baktık inanılmaz sessiz bir film. Müzikle tabi ki alakalı bir film ama sadece müzik filmi demek haksızlık olur. Dolu dolu bir dram filmi. Ama öyle göze sokulan izleyeni ağlatmak için kasılan bir dram değil. Oldukça doğal bir dram izliyoruz.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Her on kişiden dokuzunun adını bildiği, ne hakkında olduğunu bildiği bir kitap. Ancak bu dokuz kişiden en az 3-4 kişi de kitabı okumamıştır. Ben de onlardan biriydim. Kitap Grigory Spiridonovich Petrov tarafından yazılmış. Bu kitabın bilinirliğinin en büyük sebeblerinden bir tanesi de Atatürk’ün okul müfredatına alınması emri. O kadar kıymetli bir kitap yani. Kitapta anlatılanlar ise günümüzde refah denince akla gelen ilk ülkelerden biri olan Finlandiya’nın bu hale nasıl geldiği hakkında.

Kar

Orhan Pamuk’un okuduğum ikinci kitabı. Açıkçası ilk okuduğum kitap kadar beğenmedim. Bunu baştan belirteyim. Yine bir Türkiye hikayesi. Yine oldukça başarılı ama ben önceki kitapla kıyasladığım için sanırım çok çok beğenmedim. Ya da önceki kitaptaki hikayeler daha olası ve gerçekçi geldi bana bilemiyorum. Bu sefer hikayemiz Kars’ta geçiyor. Tabi mevsimlerden kış. Sürekli kar yağıyor. Açıkçası okudukça Kars’a gitme isteği uyandırmıyor değil. Kars’ı bilen birisi kitabı daha da çok sevmiş olabilir çünkü betimlemeler oldukça başarılı. Hiç gitmeyen birisi bile kafasında bir şeyler hayal edebiliyorsa oraları bilen birisi kitabı okurken yaşayabilir.

Zamanın Kısa Tarihi

Beni tanıyanlar bilir fizik konusundaki bilgimi ve ilgimi. Öyle olmasa toplamda 6 defa niye alayım dersi değil mi? Bu kitabı duymayan yoktur sanırım. Stephen Hawking tarafından bizler gibi sıradan insanlara bir şeyleri daha kolay anlatmayı amaçlıyor. İşte evren nasıl oluştu, gökyüzü galaksiler falan filan. Kitapla ilgili yorumlara baktığımda da herkes aydınlanmış görünüyor. Vay efendim çok basite indirgenmiş, yok efendim hiç bu açıdan bakmamıştım vs. vs.