Category Archives: Okudum

Yavuz Sultan Selim

Öncelikle benim gibi bir kitap kurdu nasıl olur da 2 ayda anca bi kitap bitirir diyerek kendimi eleştiriyorum. Sanırım kitap türü önemli bi etken. Bu sefer bir roman, hikaye ya da kurgu seçmedim. Uzun zamandır okumak istediğim bir padişahtı Yavuz. Ancak öyle bir padişah ki birileri bunu yaptı derken diğerleri hayır onu yapmadı diyor. Bu yüzden güvenilir bir kaynak bulmak için biraz vakit harcadım. Sonucunda da Prof. Dr. Feridun Emecen’in yazdığı kitabı okumaya karar verdim. Tabi bu kitap için de güvenilir demek ne derece doğru bilmiyorum ama, bunu bahane edip hiç okumamaktan iyidir diye düşünüyorum.

İsmet Saat Kaç

Ebubekir Kurban’dan okuduğum ikinci kitap. Zaten 3 kitabı var toplamda. Artık üçüncüyü ne zaman okurum bilmiyorum. Çünkü bir sonraki kitabı belirledim bile.

Kitabı okuyana kadar kapağında yazan “ankara yazıları” ifadesini farketmemiştim. Meğer kitap yazarın Ankara hakkındaki görüşlerini, bilgilerini ve yaşadıklarını anlatıyotmuş. 2005 de gelmiştim ben de Ankara’ya. Bu yüzden çok fazla bilmediğim birşey anlatmadı bana ama Ankara’nın soğukluğu, insanının soğukluğunu okuduğumda yıllardır ben yanlış anlamamışım diye sevinmedim değil.

Ankara’yı hiç bilmeyen ya da yeni yeni öğrenen kişiler için güzel bir kitap. Ben zaten bildiklerimi okuduğum için çok da heyecanlandırmadı açıkçası. Şunu da inkar etmemek lazım, bildiğim şeyleri hatırlattı bana. Mesela kitabın ismi ile ilgili olan bölümde olduğu gibi.

Kısa bi kitap zaten, okuyun genel kültürünüz artsın.

Türkiye Sevgisi İmandandır

Yazar değişikliğinin ikinci halkasını Ebubekir Kurban oluşturuyor. Bir televizyon programında izledikten sonra kitaplarını almaya karar verdim. Söyledikleri gibi yazıyorsa kitapların hoşuma gideceğini düşündüm. Bu kitap açıkçası beni benden almadı ama bir sonraki kitabını okumamak için de bir önyargı oluşturmadı. Bu yüzden bir sonraki kitabım yine bu yazardan olacak. Kitabın ismi açıkçası biraz garip gelebilir. Zaten kitap boyunca da neden bu ismi verdiğini açıklıyor yazar. Genelden özele bir anlatımla bu söylediğini savunuyor da diyebilirim.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak

Bir önceki kitap yazımda yazar değişikliğine gideceğimi söylemiştim. Sözümde durdum ve ismini uzun zamandır duyduğum bu kitabı okudum. Kitabın yazarı Tarık Tufan’ı ilk olarak bir arkadaşın tavsiyesi üzerine Meksika Sınırı programında izledim. Program şuan devam etmiyor ama Tarık Tufan farklı bir kanalda yayın yapmaya devam ediyor. Yine aynı arkadaşın önerisi ile bu kitabı aldım diyebilirim.

Kitapta ne var diyecek olursanız. Kitapta bir hikaye yok. Kitapta onlarca hikaye var. Aslında hikaye değil de olay demek daha doğru. Olaylar neye göre seçilmiş? Akıp giden hayatın arasında çok da görünmeyen, ya da görülmek istenmeyen aslında çoğumuzun gördüğü bildiği şeyler. Mesela, sokakta top oynarken parmaklıklı camdan size de bakan bir çocuk muhakkak vardır, ya da ameliyat öncesi dua okumayı illaki biliyorsunuzdur. Bunlar gibi onlarca olay var, aslında hayatımızda olan ama çok da farketmediğimiz. İşte bu kitap şöyle bir kenara çekilip bazı şeyleri düşünmenizi sağlıyor. Siz şen şekrak topun peşinde koşarken o çocuğun acaba niye sokağa inemediğini öğreniyorsunuz.

Benim gibi hiç bir işim rast gitmiyor diyip çoğu şeyden şikayet etme aşamasına geldiyseniz, okumanız gereken kitap bu diyebilirim. Aslında hayatınızda çoğu şeyin rast gittiğini ama farketmediğinizi anlıyorsunuz. En azından ben anladım..

Yolların Başlangıcı

Amin Maalouf’un 7. kitabı sanırım okuduğum. Bu zamana kadar roman ve denemelerini okumuştum. Bu kitabın da ne hakkında olduğuna bakmadan okumaya başladım. Ne de olsa dayının kredisi yüksek. Yazdıkları yazacaklarının teminatıdır dedim ve bir şevkle giriştim kitaba. Sayfalar ilerledikçe kitapta anlatılanların gerçek olduğunu hatta yazarın hikayesi olduğunu anlıyoruz.

Doğudan Uzakta

Amin Maalouf kitapları ilk okumaya başladığımda hakkında hep iyi eleştirler okumuştum. Özellikle Semerkant ve Afrikalı Leo kitapları için her yerde en iyi kitapları olduklarını okudum. İki kitabı da okudum. Açıkçası bu kitap kadar keyif alamadım. Hatta şöyle söyliyeyim daha önce okuduğum kitaplarının hiçbirini bu kadar beğenmedim. Sebebinin ise şu olduğunu düşünüyorum. Diğer kitapları çok uzun sürede bitirdim. Bu kitabı ise 10 günde bitirdim.  Kitaplar aslında akıcıymış belki de ama araya 3-5 gün girince ne kadar akıcı olursa olsun kopuyosunuz demek ki.