Kapadokya

Her şeyden önce tatil planı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli kuralı söylüyorum: Okulların gezi yapamayacağı bir tarih seçin. Yani herhangi bir tatilin Cuma ya da Pazartesiye geldiği dönemler çok sıkıntı. Her tarafta “qanqa burdan da çek” diyen kızlar ya da elinde tespih ve sigara ile gezen en az 8 kişilik erkekler mevcut. Tabi bunlar liseli ergenlik deyip geçebilrisiniz. Ama daha da kötü profil ise yaş olarak olgun sayılabilecek ama zihin olarak ergen olan kişiler. İşte bu tiplerle karşılaşmamak için ya da daha az karşılaşmak için tatilin günü çok önemli. En başta bunu belirtmek istedim. Bir de eğer gittiğiniz yerlerde tur otobüsü varsa gerekirse o yeri pas geçip bir sonraki yere geçin. O otobüslerin arkasında kaldınız mı bir anda insan selinin ortasına düşüyorsunuz. Şimdi gelelim Kapadokya’ya..

The Infiltrator

Başrolde Bryan Cranston, hikayesinde de Pablo Escobar’ı görünce izlememek gibi bir ihtimal kalmadı. Hem de öyle bir afiş yapmışlar ki WW Reis mi acaba Pablo diye heyecanlanmadım değil. Ama izledikçe gördük ki hayal ettiğimizden çok alakasız bir konu varmış ortada. Para aklama işini ortaya çıkarmaya çalışan bir ekip kılık ve isim değiştirerek mafya ile iş yapıyor sürekli. Bazen küçük balıkları bazen de büyük balıkları yakalıyorlar. Son operasyonda hedef ise içinde Escobar’ın da bulunduğu para aklama olayı.

Split

Başrolde James McAvoy ve onun canlandırdığı 23 karakterin yer aldığı film. Tabi bu 23 karakteri de tek tek izlemiyoruz ama izlediklerimiz oldukça başarılı. Filmin konusu da genel olarak kişilik bölünmesiyle alakalı. Tabi burada değinilen diğer konu da insan beyninin gücü. Olmak istediğin kişiye ne kadar inanırsan o kişi olursun. Ya da bizim tabirimiz ile bir şeyi kırk defa dersen o olur.

L.A. Confidential

Bu filmi yıllardır görüyordum hep bi izleyeceğim diyordum ama nedense izleyememiştim. O kadroyu görüp nasıl izlememişim bunca sene o da ayrı mesele. Kevin SpaceyRussell CroweGuy Pearce ve bu efsanelerin yanında Kim Basinger. Deselerki 3 – 5 kişi seç film çeksinler bu 3 kişiyi banko seçerim heralde. Basinger olmasa da olur ama şu üç adam hakikaten oyunculuğun kitabını yazmıştır. Hikaye açısından olmasa da oyunculuk açısından doyacağımızın garantisi vardı yani. Öyle de oldu.

Sully

Başrolde Tom Hanks‘in olduğu gerçek bir hikaye. Uzun uzun yazılacak çok da bir şey yok aslında. Motorları arızalanan bir uçağı nehire indiren bir pilotun hikayesini izliyoruz. Birileri diyor ki neden risk aldın en yakın havaalanına dönebilirdin. Sully de diyor ki hayır dönemezdim, dönmeye karar verseydim iniş yapamadan kaza yapardık.

Forushande

İngilizce adı The Salesman olan İran filmi. Uzun zaman olmuştu orta doğu filmi izlemeyeli. Gerçi çok da üretildiği söylenemez. Böyle denk geldikçe izliyoruz maalesef. Bu filme de nasıl ulaştığımı bilmiyorum ama muhtemelen az bilinen güzel filmler gibi bir arama sonucu ulaşmış olabilirim. Bu yöreyi anlatan filmlerde genelde pişman etmiyor. Bu sefer de yanıltmadı. Beklentimizi fazlasıyla karşıladı diyebilirim. Öyle bir aksiyon inanılmaz bir gerilim yok. Olayların sadeliği ve işlenme şekli filmi beğenmeniz için yeterli oluyor.