Category Archives: Okudum

Şeker Portakalı

Resmen iki haftadır film izlemeden üç kitap bitirdim. Tabi bunun anlamlı olması için normalde haftada 2-3 film izleyip ayda bir kitap bitirdiğimi belirtmem gerekir sanırım. İstatistikleri verdikten sonra kitabımıza dönelim. Kitabın adını defalarca kez duymuştum. José Mauro de Vasconcelos tarafından yazılmış kitap. Kendi çocukluğundan esinlenerek yazmış. Açıkçası esinlenmenin yanı sıra çoğu olaya benzer şeyleri kendi çocukluğunda da yaşadığı aşikar. Yoksa bu kadar okuyana geçen bir kitap ortaya çıkamaz.

Açlık

Öncelikle adam okuyor demek istiyorum. Daha önce art arda iki kitap yazısı yazdım mı bilmiyorum. Günde sekiz bölüm dizi izleyen ben şimdi haftada bir kitap bitirir hale geldim. Tabi bunda kitap tavsiyeleri ile bana destek olan kütüphane kaynağımın da katkısı büyük. Şu ana kadar verdiği kitapların tamamı başarılı çıktı diyebilirim. Ama buradan da söylüyorum, bir hatada sorgulamaya başlarım 🙂

Devlet ve İşadamları

Yüksek Lisans kapsamında mecburi olarak Kamu Yönetimi dersi alıyorum. Derste bizlerden beklenen onca şey yokmuş gibi bir de kitap özeti çıkarmamız gerekiyor. Hoca bir liste verdi yaklaşık 50 kitaplık. Sınıf ise 35-40 kişilik. Ben tabi aldım listeyi google etmeye başladım. Amacım en az sayfalı kitabı bulmak. Derken millet patır patır bana bunu yaz demeye başladı. O ara 800 sayfalık kitapların bile olduğunu gördüğüm için heyecandan bu kitabı seçtim. Kitap 380 sayfa, aslında kalın sayılabilir ama ya 800 sayfalık kitap kalırsa korkusu ile hemen bu kitabı seçtim. Kitabın yazarı Ayşe Buğra, Boğaziçi Üniversitesi’nde hoca kendisi.

1984

İlk defa 1949 yılında basılmış bu kitap. O zaman anlattıkları ne derece kıymetliydi bilmiyorum ama içinde bulunduğumuz dönem için çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Zaman ve mekan bağımsız kitapta geçenler her ülke, her toprak parçası için geçerli. Kitabın geçtiği dönem 1984 yılı. Gerçek 1984’den farklı olarak herkesin attığı adımı izleyen, söylediği sözleri kaydeden hatta aklından geçeni bile anlayan sistemler var. Sabah uyandığınızda evinizdeki tele ekran size neler yapmanız gerektiğini söylüyor. Eğer yanlış bişey yaparsanız kodunuz ve adınızla beraber fırçayı yiyorsunuz ekrandan. Bu ekranlar hep bilindik yerlerde değil, bazen bir duvara gizlenmiş bazen bir dolaba. İnsanlar aldıkları nefesin, hatta gördükleri rüyanın hesabını vermeye koşullandırılmış durumda.

Hayvan Çiftliği

En son 10 sene önce bir kitabı bi günde bitirmiştim. Tabi bu kitaba hafta sonu başlamamın önemi de büyük. Yapacak tabi ki çok daha eğlenceli aktiviteler vardı ama ben evde kalıp kitap okumayı tercih ettim. En azından günün bir bölümü. İyi ki de öyle yapmışım. Bu kitaba bir otobüste başlasaydım ve ineceğim durak gelseydi muhtemelen o durağı kaçırırdım. Okurken o derece keyif aldım diyebilirim. Yazar George Orwell kitabı 1945 de yazmış. Stalin dönemine bir gönderme olarak yazıldığı söyleniyor. Kendisi tabi ki kitaptaki karakterler ile gerçek hayattaki karakterleri eşleştirmiyor bir yerde ama okuyunca çok da zor değil kimin kim olduğunu anlamak.

Bülbülü Öldürmek

Harper Lee tarafından yazılan Pulitzer Kurgu ödüllü bu kitap ilk 1960 yılında yayınlanmış. Zaten 62 yılında da filmi çekilmiş ve 3 oskar almış. Filmi henüz izlemedim ama izleyenlerin yorumuna bakınca filmi izlemeden kitabı okuduğum için şanslı olduğumu düşünüyorum. Kitap bir çok şeyi ele alıyor diyebilirim. Tabi ki yoğunlaştığı bir konu var ama yandan yandan verdikleri de önemsiz konular değil. Kitapta 3 ana karakter var; avukat Atticus, kızı Scout ve oğlu Jem. Olayları ise küçük kızımız Scout’un dilinden okuyoruz.