Kafamda Bir Tuhaflık
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap. Yazarı Orhan Pamuk. Kendisinin daha önce hiç bir kitabını okumamıştım. Muhteşem bir giriş oldu. Yani bir hikaye nasıl bu kadar klişe gibi görünüp bu kadar sürükleyici olabilir bilmiyorum. Okurken bir sonraki sayfayı tahmin ediyorsunuz ama yine de okurken en ufak bir heyecan kaybı olmuyor. Ya da ne bileyim benzer hikayeler aklınıza geliyor ama kitaptaki sanki daha bi kanlı canlı gibiymiş oluyor. Gerçekten çok beğendim kitabı.
Three Identical Strangers
Şimdi gelelim son yıllarda izlediğim en değişik filme. Aslında filmden ziyade bir belgesel. Çünkü yaşanmış bir olay. E ne var bunda binlerce yaşanmış hikaye var filmi çekilen diyebilirsiniz. Hele bi durun daha bahsetmedim. 3 kardeşin hikayesini izliyoruz ve dinliyoruz. Robert Shafran, Michael Domnitz ve Howard Schneider üçüz kardeşler. Birbirlerini 20 yaşında tanıyan 3 kardeş.
Algernon’a Çiçekler
Kitap Daniel Keyes tarafından 1959 yılında yazılmış. Yıl bilgisini bilmiyordum ve çok daha güncel bir kitap sanıyordum açıkçası okurken. Şu an kitaba ve yazara saygım bir kat daha arttı. Günümüzde kitaptaki kurgu çok klişe olabilir ama 60 sene önce böyle bir hikaye yazmak gerçekten çok başarılı. Kitabın konusuna gelecek olursak, insan zekasını artırmak için yapılan bir deney söz konusu. Tahmin edeceğiniz üzere deney önce hayvanlar üzerinde yapılıyor. Başarılı sonuç ise ilk defa Algernon isimli bir farede alınıyor. Tabi başarılı kavramı oldukça göreceli.
Puslu Kıtalar Atlası
Bundan sonra kitap okuduğumda ertesi gün yazacağım. Sonra unutuyorum. Sonuçta 3 günde 1 kitap bitiren adamım, hangi birisini hatırlayayım. Bu kitap da maalesef aklımda çok yer etmeyen kitaplardan oldu. Okuyalı baya zaman geçti ama masal mı okudum, hikaye mi aksiyon mu yoksa hepsini içeren bir şey mi hatırlamıyorum. Kitabın yazarı ise İhsan Oktay Anar.
Beyaz Zenciler
Kitap ilk defa 1986 yılında yayılanmış ve yazarı Ingvar Ambjørnsen. Bir ara sardığım yer altı kitapları serisinden. Kitabın ismi aslında bir çok şeyi anlatıyor. Evet karakterlerimiz oldukça beyaz ve evet oldukça sefil bir hayat söz konusu. Ama bu sefilliği sadece maddi anlamda düşünmeyin. Her anlamda bu durum geçerli. Tabi Norveç’li birisinin yokluktan sefaletten bahsetmesi kolay kabul edilebilecek bir şey değil ama kitaptır kurgudur deyip okuyoruz.
Daha
Film 2017 yapımı ancak Netflix’e 2020’de geldi. İzleyeli de baya oldu aslında ama ancak yazabiliyorum. Başrollerde daha çok iyi abi, sevecen baba, örnek çalışan vb. rollerden bildiğimiz Ahmet Mümtaz Taylan ve Naim filmi ile tanıdığımız Hayat Van Eck oynuyor. Bu iki baba oğul filmde. Tabi aralarındaki ilişki sadece baba oğul değil ortaklık haline dönüşüyor. İşleri ise insan kaçakçılığı. Çok hassas ve can yakan bir konuyu ele almışlar. Burada hem mültecilerin ne zorluklar yaşadıklarını görüyoruz hem de baba oğulun bu süreçte ilişkilerinin nasıl değiştiğini.